Nakit rezervleri tamamen tükendi ve uçak kiralama (leasing) ile yakıt giderlerini ödeyemez duruma geldi.
Çünkü şirket, gelirlerinden çok daha fazla maliyeti olan, birim ekonomisi bozuk bir iş modeli yürütüyordu.
Biletleri 'Low-cost' (düşük maliyetli) fiyatına satarken, uçak içi sıcak yemek ve ücretsiz transfer gibi 'premium' ve pahalı hizmetler sunuyordu.
Agresif bir büyüme stratejisiyle, Rusya ve Ortadoğu gibi riskli hatlara hızla açılarak pazar payı kapacaklarına inandılar.
Havacılık sektöründeki sıfır hata payını hafife almak; stratejik konumlandırma hatası (ne ucuz ne lüks olabilmek) ve dış şoklara (havalimanı maliyetleri, krizler) karşı finansal yastıksız yakalanmak.
2001 yılında 'Atlasjet' adıyla kurulan şirket, uzun yıllar THY'ye karşı çok güçlü bir alternatif olarak hizmet verdi. Şirketin stratejisi, Pegasus gibi sadece 'uçan otobüs' olmak (Low-cost) değildi. Pegasus gibi ucuz bilet satıyorlar ama THY gibi uçak içi sıcak yemek (Ünlü şeflerin hazırladığı menüler), ücretsiz bagaj ve şehir içine ücretsiz otobüs (Fly&Bus) gibi lüks hizmetler sunuyorlardı.
Ancak havacılık dünyanın en zor, en ince kâr marjlarıyla çalışan ve dış şoklara (petrol fiyatları, döviz, terör) en açık sektörüdür. Atlasjet, 2015 yılında adını Atlasglobal olarak değiştirdi ve Avrupa, Rusya ve Ortadoğu'ya çılgınca yeni uçuş noktaları açmaya başladı. Uçak sayılarını kiralama (Leasing) yöntemiyle hızla artırdılar.
Sorun şuydu: Şirketin gelir modeli (ucuz bilet), sunduğu hizmetin (premium) devasa maliyetini karşılamıyordu. Birim ekonomisi kârlı değildi. Buna bir de 2016 sonrası Türkiye'deki terör olayları nedeniyle turizmin dibe vurması, Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizi gibi büyük makro şoklar eklendi.
Ölümcül darbe ise 2019'da Atatürk Havalimanı'nın kapanıp İstanbul Havalimanı'na geçilmesiyle geldi. Atlasglobal yöneticileri, yeni havalimanındaki yer hizmetleri, ofis kiraları ve operasyonel maliyetlerin, eski havalimanına göre katbekat yüksek olduğunu hesaba katamamıştı. Artan yakıt fiyatları ve TL'nin dolar karşısında değer kaybetmesiyle şirket uçaklarının kiralama (leasing) ve yakıt bedellerini ödeyemez hale geldi.
Şirket önce 2019 sonunda 'finansal yapılanma' için uçuşları durdurduğunu açıkladı. Ancak bu güven kaybı bilet satışlarını tamamen sıfırladı. Personel maaşları aylarca ödenmedi ve nihayetinde şirket Şubat 2020'de resmen iflas ettiğini duyurdu. Binlerce çalışan mağdur oldu ve bir havacılık markası yok oldu.
Yorumlar ve Tartışma